1860’larla 1880’ler arasında Louis Pasteur ve Robert Koch, pek çok hastalığa gözle görülemeyecek kadar küçük canlıların, yani bakteri gibi mikropların yol açtığını gösterdi. Mikrop teorisi denen bu görüş sayesinde doktorlar ellerini yıkamayı ve aletlerini sterilize etmeyi, şehirler de içme sularını temiz tutmayı öğrendi.
Ikigai Daily
Kartın devamı
Yüzyıllar boyunca pek çok hekim hastalıkları miazmaya, yani pislikten yükselen “kötü hava”ya bağladı. Ama bu görüşü sarsan ipuçları Pasteur ve Koch’tan önce de vardı. 1847’de Viyana’daki bir hastanede Ignaz Semmelweis, otopsiden doğrudan doğumhaneye gelen doktorlara ellerini ağartıcı bir dezenfektan olan kireç kaymağıyla yıkattı ve lohusa ölümlerini büyük ölçüde azalttı. 1854’te John Snow, Londra’daki bir kolera salgınının kaynağının tek bir su pompası olduğunu ortaya koydu. Pasteur, ağzı kuğu boynu gibi kıvrık şişelerle yaptığı deneylerde, havadaki mikroplar ulaşmadıkça et suyunun bozulmadığını gösterdi. Onun çalışmalarını okuyan cerrah Joseph Lister, 1865’te mikropları öldürmek için yaraları karbolik asitle temizlemeye başladı; antiseptik cerrahi böyle doğdu. Robert Koch da 1876’da şarbona, 1882’de de vereme yol açan bakteriyi buldu. Aşı ise daha eskidir: Edward Jenner’ın çiçek aşısı 1796’ya dayanır.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Ikigai Daily
İlgili kaynak: Hastalık yapıcı mikrop teorisi