Sanayi Devrimi’yle birlikte iş gününü artık saat belirlemeye başladı. Fabrikalardan önce insanların çoğu gün ışığına, mevsimlere ve eldeki işe göre çalışırdı. 1770’lerden itibaren ise Richard Arkwright’ın Derbyshire’daki Cromford tesisi gibi iplikhaneler, on iki saatlik vardiyalarla gece gündüz işliyordu.
Tarihçi E. P. Thompson bu değişimi 1967’de yayımlanan ünlü makalesi “Time, Work-Discipline, and Industrial Capitalism”de (Zaman, İş Disiplini ve Sanayi Kapitalizmi) inceledi. Ona göre tarlada ve zanaatta iş, yapılacak görevle ölçülürdü: inek sağmak, hasadı kaldırmak, eldeki parçayı bitirmek. Fabrikada ise iş saatle ölçülmeye başladı. 1771’de açılan Cromford, dünyanın su gücüyle çalışan ilk pamuk ipliği fabrikasıydı. Yaklaşık 200 işçiyle işe başladı; bunların çoğu kadın ve çocuktu, en küçüğü yalnızca yedi yaşındaydı. Çanlar sabah ve akşam 5’te çalar, kapılar tam 6’da kapanırdı; geç kalan o günün ücretini kaybeder, üstüne bir günlük ücret kadar da ceza öderdi. Sanayi kentlerinde çalar saat henüz ne ucuz ne de güvenilirdi. Bu yüzden haftada birkaç peni karşılığında çalışan “uyandırıcılar” (knocker-up) vardı: Uzun sopalarla üst kat pencerelerini tıklatarak insanları vaktinde uyandırırlardı.


