
Kuantum dolanıklığında iki parçacık tek bir durumu paylaşır: Birini ölçtüğünüzde, aralarındaki uzaklık ne olursa olsun, aynı ölçümün ötekinde ne sonuç vereceğini önceden bilirsiniz. Yine de aralarında kullanılabilir bir mesaj gidip gelmez; bu yüzden dolanıklıkla ışıktan hızlı hiçbir şey gönderilemez.
Ikigai Daily
Kartın devamı
Albert Einstein, Boris Podolsky ve Nathan Rosen 1935’te dolanıklıktan yola çıkarak kuantum kuramının eksik olduğunu savundu; Einstein daha sonra bu bağa “ürkütücü uzaktan etki” dedi. Fizikçi John Bell 1964’te sorunun deneyle nasıl çözülebileceğini gösterdi: Parçacıklar önceden belirlenmiş gizli talimatlar taşısaydı, ölçüm sonuçları arasındaki uyum belli bir sınırı aşamazdı. 1970’lerden başlayarak John Clauser, Alain Aspect ve Anton Zeilinger’in deneyleri bu sınırı aşan bir uyum buldu; üç fizikçi 2022 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı. Bu bağ yine de mesaj taşıyamaz, çünkü iki taraf da kendi başına yalnızca rastgele sonuçlar görür. Aradaki uyum ancak iki taraf sonuç listelerini telefon ya da internet gibi sıradan bir yolla karşılaştırınca ortaya çıkar. Dolanıklık bugün kuantum şifrelemede ve kuantum bilgisayarlarda kullanılıyor.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Ikigai Daily
İlgili kaynak: Kuantum dolanıklığı