Dopamin, sanıldığı gibi yalnızca bir haz kimyasalı değildir; beynin ödülleri daha gelmeden tahmin etmesine, onlardan öğrenmesine ve peşlerinden gitmesine yardım eder.

Ikigai Daily

Bilim

Kartın devamı

Dopamin, beyindeki kimyasal habercilerden biridir. İsveçli bilim insanları Arvid Carlsson ile Nils-Åke Hillarp, dopaminin böyle bir haberci olarak çalıştığını 1958’de gösterdi; Carlsson bu çalışmasıyla çok sonra, 2000 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü paylaştı. Wolfram Schultz 1990’larda maymunlarda dopamin hücrelerinin etkinliğini kaydetti. Beklenmedik bir yudum meyve suyu bu hücreleri harekete geçiriyordu. Meyve suyundan önce hep bir ışık yanmaya başlayınca hücreler artık ışığa tepki verdi; beklenen meyve suyu gelmeyince de etkinlikleri olağan düzeyin altına düştü. “Ödül tahmin hatası” denen bu sinyal, beyne işlerin beklenenden iyi mi kötü mü gittiğini bildirir; beyin neyin uğraşmaya değer olduğunu böyle öğrenir. Kent Berridge’in deneyleri ise istemek ile hoşlanmanın ayrı şeyler olduğunu gösterdi: Beyninde neredeyse hiç dopamin kalmamış fareler şekerden hâlâ hoşlanıyor, ama onu elde etmek için hiç çaba göstermiyordu. Aynı sistem alışkanlıklarda ve bağımlılıkta rol oynar; Parkinson hastalığında bu hücrelerin kaybı hareketi etkiler.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Dopamin
Sıradaki kartAğrı, vücuttaki hasarın birebir ölçümü değildir: Onu sinir sistemi üretir ve vücuttan gelen sinyalleri tehlikeyle, dikkatle, hafızayla ve içinde bulunulan durumla birlikte tartar. Bu yüzden aynı yara farklı kişilerde, hatta aynı kişide farklı anlarda çok farklı acıtabilir.Devam et →