İngilizcedeki “calculate” (hesaplamak) sözcüğü, Latincede “küçük çakıl taşı” anlamına gelen calculus’tan gelir. Romalılar hesap yaparken, birler, beşler ve onlar için çizgilerle bölünmüş bir sayı tahtasında çakıl taşlarını kaydırırdı. Hesap yapmayı anlatan Latince sözcükler de adını bu taşlardan aldı.
Etimoloji
Kartın devamı
Calculus, Latincede “kireçtaşı” anlamına gelen calx sözcüğünün küçültme biçimidir. Türkçeye Fransızca üzerinden geçen kalsiyum ve kalker sözcükleri de aynı kökten gelir. Sayı tahtasındaki çakıllar zamanla hesabın kendisini anlatır oldu; Latincede hesap tutan ya da aritmetik öğreten kişiye calculator denirdi. 17. yüzyıldan itibaren calculus, matematiğin bazı dallarının da adı oldu. Bunların en ünlüsü, Türkçede kalkülüs ya da diferansiyel ve integral hesap diye bilinen daldır; Isaac Newton ile Gottfried Leibniz bu yöntemi değişim hızlarını ve alanları hesaplamak için geliştirdi. Tıp ise taş anlamını korudu: Vücutta oluşan sert birikintilere bugün de calculus denir; böbrek taşı ve diş taşı bunun örnekleridir.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Etimoloji
İlgili kaynak: Hesaplama