İngilizcedeki “hello” telefondan önce de vardı, ama daha çok dikkat çekmek için bağırılan bir sözdü. Thomas Edison 1877’de telefonda bu sözün kullanılmasını önerdi; Alexander Graham Bell ise “ahoy” demeyi yeğliyordu. Edison’ın önerisi tuttu ve “hello”nun İngilizcenin gündelik selamı olmasında büyük pay sahibi oldu.
Etimoloji
Kartın devamı
“Hello” sözcüğü basılı olarak ilk kez 1826’da, Connecticut’ta çıkan bir gazetede görülür. Karşı kıyıdaki kayıkçıyı çağırmak ya da dikkat çekmek için kullanılan hallo, hollo gibi eski seslenişlerden türedi; hullo’dan hallo’ya pek çok yazımı vardı. Edison Ağustos 1877’de Pittsburgh’daki bir telgraf şirketinin başkanına yazdığı mektupta, telefona zil gerekmeyeceğini, çünkü “Hello!” diye bağırınca sesin 3-6 metre öteden duyulacağını söyledi. Bell ise denizcilerin seslenişi “ahoy”u öneriyordu, ama bu tutmadı. 1889’a gelindiğinde telefon santrallerindeki operatörlere “hello kızları” deniyordu. Sözcük sınırları da aştı: Fransızca onu allô biçiminde aldı; telefonu açarken söylediğimiz “alo” da Türkçeye Fransızcadan geçti.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Etimoloji
İlgili kaynak: Hello