Bugün üretilen camın yaklaşık yüzde 90’ı soda-kireç camıdır. Karışımın kabaca yüzde 73’ü kumdan gelen silika, yüzde 14’ü soda, yüzde 9’u kireçtir; hepsi birlikte eritilir ve atomlar kristal düzenine geçemeden soğutulur. Ortaya amorf bir katı çıkar: Kristal kadar serttir, ama atomları sıvıdaki gibi karmakarışıktır.
Ikigai Daily
Kartın devamı
Saf silika ancak 1.700 °C dolayında erir ve işlenmesi zordur. Bu yüzden camcılar erime sıcaklığını düşüren sodayı (sodyum karbonat) ekler. Yalnız soda katılsa cam suda yavaş yavaş çözünürdü; kireç taşından elde edilen kireç camı dayanıklı kılar. Modern fırınlar 1.575 °C’ye kadar çıkar. Cam yapımının Mezopotamya ve Mısır’da 4.000 yılı aşkın bir geçmişi vardır; ilk cam eşyalar boncuklardı. MÖ 1. yüzyılda bulunan cam üfleme, erimiş camı bir boruyla şişirip biçimlendirmeyi mümkün kıldı ve bardakla şişeyi ucuzlattı. Bugünkü pencere camlarının çoğu, erimiş camın erimiş kalay banyosunun üzerine dökülmesiyle yapılan float camdır; yöntemi 1950’lerde İngiltere’de Alastair Pilkington’ın ekibi geliştirdi. Eski kilise pencerelerinin altta daha kalın olmasını camın yavaş yavaş akmasına bağlayan hikâye ise yanlıştır: Oda sıcaklığında cam ölçülebilir biçimde akmaz.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Ikigai Daily
İlgili kaynak: Cam