Sıradan eşyaların ardında sayısız insanın emeği vardır. İngiliz tasarımcı Thomas Thwaites 2009’da basit bir elektrikli ekmek kızartma makinesini sıfırdan yapmak için dokuz ay uğraştı; işe hammaddeleri kendisi toplayarak başladı. Makineyi prize taktığında rezistansı eriyip gitti.

Ikigai Daily

Tarih

Kartın devamı

Thwaites bu denemeyi Londra’daki Royal College of Art’taki yüksek lisans projesi için yaptı. Fikir, Douglas Adams’ın Çoğunlukla Zararsız (Mostly Harmless) romanındaki bir cümleden doğdu: Romanda, kendi başına kalsa bir ekmek kızartma makinesi bile yapamayacak bir adamdan söz edilir. Ucuz bir makinede bile 400 kadar parça bulunduğu için Thwaites malzemeleri beşe indirdi: çelik, bakır, nikel, plastik ve ısıya dayanıklı, yalıtımda kullanılan bir mineral olan mika. Yaşadıklarını The Toaster Project (2011) adlı kitabında anlattı; aletleri ve makinesi Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nde sergilendi. Aynı düşüncenin ünlü bir öncülü, Amerikalı yazar Leonard Read’in 1958 tarihli “Ben, Kurşun Kalem” (I, Pencil) denemesidir; Read burada sözü bir kaleme bırakır. Kalem, sedir ağacından grafite, cilasından tutkalına her parçasının dünyanın dört bir yanında farklı mesleklerin emeğiyle üretildiğini anlatır; bu yüzden onu baştan sona yapmayı bilen tek bir kişi bile yoktur. Bir toplumun yapıp kullandığı eşyaların bütününe “maddi kültür” denir; araştırmacılar bu eşyaları, insanlar hakkında anlattıkları için inceler.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Maddi kültür
Sıradaki kartEski Mısırlılar MÖ 2500 dolaylarında, büyük olasılıkla daha da önce, 365 günlük bir takvim kullanıyordu: otuzar günlük on iki ay, ardından da beş ek gün.Devam et →