
Kartın devamı
Bağdat’ı 762’de Abbasi halifesi Mansur, hanedanın başkenti olarak kurdu. Çevirilerin masrafını halifeler, saray çevresi ve varlıklı aileler karşılıyordu; çevirmenler çoğu zaman Yunanca bilen, Süryanice konuşan Hristiyan bilginlerdi. Bunların en tanınmışı Huneyn bin İshak’tır (809–873); Yunan hekim Galenos’un eserlerinin çoğu dâhil yüzü aşkın eseri çevirdiği anlatılır. Rivayete göre 751’de Çinli esirlerden öğrenilen kâğıt yapımı, kitap üretimini ucuzlattı. Bilgelik Evi, Mansur ya da Harun Reşid döneminde bir saray kütüphanesi olarak kuruldu ve Memun’un halifeliğinde (813–833) en parlak dönemini yaşadı. Matematikçi Harezmî de bu dönemde Bağdat’ta çalıştı; “algoritma” sözcüğü onun adından, “cebir” ise kitabının adından gelir. Bugün bazı tarihçiler, Bilgelik Evi’ni üniversite benzeri bir akademi gibi gösteren yaygın tablonun büyük ölçüde 19. ve 20. yüzyıl başı araştırmacılarının kurgusu olduğunu savunuyor. Bilgelik Evi, Moğollar 1258’de Bağdat’ı yağmaladığında yok oldu.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Ikigai Daily
İlgili kaynak: Beytü'l-Hikme