Bilim, değişmez cevapların toplamı değildir; filozof Karl Popper’a göre bilimi bilim yapan, iddiaların kanıtla sınanmayı göze alması ve sınavı geçemezlerse bir kenara bırakılmasıdır.

Bilimsel Araştırmanın Mantığı, 1934

Bilim

Kartın devamı

Karl Popper (1902–1994) Viyana’da doğmuş, sonradan İngiliz vatandaşı olmuş bir filozoftu. İlk kez 1934’te Almanca yayımlanan Bilimsel Araştırmanın Mantığı adlı kitabında yanlışlanabilirlik ölçütünü ortaya attı: Bir iddia, ancak onu yanlış çıkarabilecek bir gözlem düşünülebiliyorsa bilimseldir. Binlerce beyaz kuğu görmek bütün kuğuların beyaz olduğunu kanıtlamaz, ama tek bir siyah kuğu bu iddiayı çürütür. Popper, Einstein’ın genel görelilik kuramını riskli bir öngörüde bulunduğu için takdir ediyordu: Kurama göre Güneş’in kütleçekimi yıldız ışığını bükmeliydi ve 1919 Güneş tutulmasında yapılan gözlemler bu öngörüyü çürütebilirdi. Freud ile Adler’in psikoloji kuramlarının ise her davranışı açıklayabildiğini, bu yüzden sınanamadığını düşünüyordu. Thomas Kuhn gibi eleştirmenler, bilim insanlarının bir kuramı tek bir başarısız sınamadan sonra pek bırakmadığına dikkat çekti. Bilimi neyin bilim yaptığı tartışması hâlâ sürüyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Yanlışlanabilirlik
Sıradaki kartDeri, vücudun en büyük organıdır; bir yetişkinde yaklaşık 1,5 ile 2 metrekarelik bir alanı kaplar. Suyu içeride, mikropları dışarıda tutar; dokunuşu, sıcağı ve acıyı hisseder, vücut ısısının ayarlanmasına yardım eder. Kendine ait bağışıklık hücreleri de vardır.Devam et →