Şifreleme, okunabilir veriyi anlamsız görünen bir karakter dizisine dönüştürür; bu diziyi yalnızca doğru anahtara sahip olan çözebilir. İnternet bankacılığını, kartlı ödemeleri ve özel mesajları bu yöntem korur. Birçok tarayıcının adres çubuğundaki asma kilit simgesi, sayfanın size şifreli ulaştığını gösterir.

Ikigai Daily

TeknolojiBilim

Kartın devamı

İnsanlar mesajlarını binlerce yıldır gizliyor. Anlatıldığına göre Jül Sezar, mektuplarında her harfi alfabede belli sayıda kaydırırdı. 9. yüzyılda Arap bilgin el-Kindî, her harfin ne sıklıkla geçtiğini sayarak bu tür şifrelerin nasıl çözüleceğini gösterdi. Bugünkü şifreleme, en hızlı bilgisayarların bile anahtar olmadan çözemeyeceği matematik problemlerine dayanır. Yüzyıllar boyunca asıl zorluk, anahtarı güvenle paylaşmaktı. 1976’da Whitfield Diffie ile Martin Hellman, birbirini tanımayan iki tarafın herkese açık bir hat üzerinden gizli bir anahtarda anlaşabileceği bir yöntem yayımladı; açık anahtarlı şifreleme bu fikre dayanır. İngiliz hükûmetinin matematikçileri benzer fikirlere birkaç yıl önce gizlice ulaşmıştı. Bankanızın sitesine her girdiğinizde tarayıcınız ve bankanız bu yöntemi saniyenin çok küçük bir bölümünde kullanır.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Şifreleme
Sıradaki kartSıradan bilgisayarlar bilgiyi bitlerle saklar; her bit ya 0’dır ya 1. Kuantum bilgisayarlar ise kübit kullanır: Bir kübit, ölçülene kadar aynı anda 0 ile 1’in bir bileşimi olabilir. Buna süperpozisyon denir. Molekülleri modellemek gibi bazı işlerde kuantum bilgisayarlar, sıradan bilgisayarlardan çok daha hızlı olabilir.Devam et →