Kartın devamı
Bu iki sözcüğü birbirine bağlayan tek antik yazar Yaşlı Plinius’tur. MS 70’lerde yazdığı Doğa Tarihi’nde tuzun resmî görevlerde ve askerlikte de yeri olduğunu, salarium sözcüğünün de buradan geldiğini söyler; ama askerlere maaşın tuzla ödendiğinden hiç söz etmez. Roma askerleri stipendium denen düzenli ücreti madenî parayla alırdı; Yunan tarihçi Polybios, MÖ 2. yüzyılda bir piyadenin günlük ücretini kaydetmiştir. Tuz Roma için önemliydi, nitekim eski Via Salaria, yani “Tuz Yolu”, adını tuzdan alır; ama ucuzdu. “Tuzla maaş” hikâyesi 18. ve 19. yüzyıl Latince sözlüklerinden doğmuş görünüyor: Bu sözlükler, hiçbir antik metinde geçmeyen bir “tuz parası” ödeneği varsaymıştı. İngilizcedeki “worth one’s salt” (tuzunu hak eden, yani işinin ehli) deyimi de Roma’dan kalma değildir; ilk kez 1830’da kayda geçmiştir. Türkçedeki “maaş” ise Arapçada “geçim” anlamına gelen bir sözcükten gelir.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Merriam-Webster
İlgili kaynak: Ücret