Rosetta Taşı’nda aynı kararname üç kez yazılıdır: hiyerogliflerle, gündelik Mısır yazısı Demotikle ve Eski Yunanca. Yunancayı okuyabilen bilginler, bu metni Mısırca yazılarla satır satır karşılaştırabildi. Fransız bilgin Jean-François Champollion da 1822’de bu taştan yola çıkarak hiyeroglifleri çözdü.

British Museum

TarihEdebiyat

Kartın devamı

Hiyeroglifler 1.400 yılı aşkın bir süre okunamamıştı: Bilinen son hiyeroglif yazıt MS 394’te kazındı ve sonraki bilginler her işaretin bir fikri simgelediğini sanarak yanlış yola saptı. Çözüm, adlar sayesinde geldi. Kral adları, kartuş denen oval çerçevelerin içine yazılır. İngiliz bilim insanı Thomas Young 1814’ten itibaren taştaki kartuşu Yunanca metindeki Ptolemaios adıyla eşleştirdi ve bazı işaretlerin seslerini buldu. Champollion ise Mısır dilinin son evresi olan ve Kıpti Kilisesi’nde hâlâ kullanılan Kıpticeyi biliyordu. Eylül 1822’de Fransız Yazıtlar Akademisi’nin sekreterine yazdığı mektupta, hiyerogliflerin birçoğunun ses gösterdiğini duyurdu. 1824’e gelindiğinde de bu yazının sesleri gösteren işaretlerle anlamları gösteren işaretleri bir arada kullandığını ortaya koymuştu. Sonraki on yıllarda Mısır tarihinin 3.000 yılı aşkın dönemine ait metinler yeniden okunabilir hâle geldi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: British Museum

İlgili kaynak: Rosetta Taşı
Sıradaki kartGutenberg İncili, Avrupa’da hareketli metal harflerle basılmış ilk büyük kitaptır; Johannes Gutenberg onu 1450’lerde Mainz’da bastı. Yine de pahalı bir el yazmasına benzesin istendi: Harfleri kâtip yazısını taklit eder, renkleri elle eklenmiştir ve nüshaların dörtte birine yakını buzağı derisinden parşömene basılmıştır.Devam et →