George Orwell’ın 1949’da yayımlanan 1984 romanı, gözetim ve propaganda denince bugün hâlâ akla gelen kavramları dile kazandırdı: Büyük Birader, Düşünce Polisi, Yenisöylem ve birbiriyle çelişen iki şeye aynı anda inanmak demek olan çiftdüşün. İngilizcedeki “Orwellian” sıfatı ise sonradan doğdu.

Londra, 1949

EdebiyatTarih

Kartın devamı

Orwell romanın büyük bölümünü İskoçya’nın ücra adası Jura’da, veremle boğuşurken yazdı. Kitap 8 Haziran 1949’da yayımlandı; Orwell yedi ay sonra, 46 yaşında öldü. Romanın kahramanı Winston Smith, Hakikat Bakanlığı’nda eski gazeteleri yeniden yazar; böylece geçmiş her zaman Parti’nin söyledikleriyle uyuşur. Yenisöylem, isyankâr düşünceleri dile getirmeyi imkânsız kılmak için daraltılmış Parti dilidir; Büyük Birader ise yüzü her afişten bakan liderdir. “Orwellian” sözcüğünün bilinen ilk kullanımı, Amerikalı yazar Mary McCarthy’nin 1950’de yazdığı bir denemededir. Sözcük bugün gözetime, propagandaya ve apaçık gerçeklerin inkârına dayanan her düzeni anlatır. Büyük Birader adı, ilk kez 1999’da Hollanda’da yayınlanan Big Brother adlı televizyon programına da verildi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Edebiyat tarihi

İlgili kaynak: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört
Sıradaki kartArthur Conan Doyle, 1893’te Sherlock Holmes’u baş düşmanı Profesör Moriarty ile birlikte Reichenbach Şelalesi’nden düşürerek öldürdü. Okurlar öylesine sarsıldı ki The Strand dergisinin 20.000’den fazla abone kaybettiği anlatılır. On yıl sonra Doyle dedektifi geri getirdi.Devam et →