Mali İmparatorluğu’nun hükümdarı Mansa Musa, 1324’te büyük bir kervan ve yüklü miktarda altınla Sahra Çölü’nü geçip hacca gitti. Kahire’de o kadar çok altın dağıttı ki, dönemin bir tarihçisine göre Mısır’da altının değeri yıllarca düşük seyretti.

Tarih

Tarih

Kartın devamı

Mali’nin zenginliği Batı Afrika’nın altın yataklarından ve Sahra’yı aşan ticaretten geliyordu. Yolculuk hakkında bildiklerimizin çoğu Arap yazarlardan, özellikle yaklaşık on iki yıl sonra Kahire’de yazan el-Ömerî’den gelir. El-Ömerî’ye göre Musa gelmeden önce bir miskal altın 25 gümüş dirhem ediyordu; sonra 22 dirhemin altına indi ve en az on iki yıl o düzeyi aşmadı. Bazı tarihçiler bu düşüşü Mısır’daki olağan fiyat dalgalanmaları içinde görür; develerle taşınan tonlarca altın gibi rakamlar da sayıma değil, sonradan yapılmış tahminlere dayanır. Dönüş yolunda Musa’nın altını tükendi ve Kahireli tüccarlardan borç aldı. Yanında Endülüslü şair Ebu İshak es-Sahilî gibi âlimleri Mali’ye götürdü ve Timbuktu’nun bir ilim merkezine dönüşmesine katkıda bulundu. 1375’te çizilen Katalan Atlası onu elinde altınla gösterir.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Tarih

İlgili kaynak: Mansa Musa
Sıradaki kartKara Ölüm adıyla bilinen veba salgını, 1346–1353 yılları arasında Avrupa nüfusunun tahminen %30 ile %60’ını, yani 50 milyona varan insanı öldürdü. Tarlada ve işte çalışacak insan azalınca emeğin değeri arttı; toprak sahipleri ve yöneticiler ücretleri eski düzeyde tutmakta zorlandı.Devam et →