Bal olağanüstü uzun süre dayanır. Yalnızca %18 kadarı sudur; içindeki şeker o kadar yoğundur ki mikropları beslemek yerine onların suyunu çeker. Asitliği de birçok mikrobun üremesini engeller. Ağzı kapalı tutulduğunda bozulmaz.

Biyoloji

Bilim

Kartın devamı

Bu dayanıklılık arıların emeğidir. Çiçeklerden toplanan nektarın %70-80’i sudur; arılar kovanda bu suyun büyük kısmını buharlaştırır, olgunlaşan balın bulunduğu gözeleri de balmumuyla kapatır. Bala glukoz oksidaz adlı bir enzim de katarlar. Bu enzim glukonik asit ve az miktarda hidrojen peroksit üretir; hidrojen peroksit hafif bir mikrop öldürücüdür. Balın ortalama pH değeri 3,9 civarındadır. Balın zayıf noktası nemdir: Nemli havadan su çeker ve fazla su alırsa içindeki mayalar çalışmaya başlar, bal mayalanır; bal şarabı da bu yolla yapılır. Yine de bal steril değildir. Botulizme yol açan bakterinin uykudaki sporlarını taşıyabilir. Bu sporlar yetişkinler için zararsızdır, ama bebekler için tehlikelidir; bu yüzden bir yaşından küçük bebeklere bal verilmemelidir. Bilinen en eski bal kalıntıları, Gürcistan’da bir petrol boru hattı inşa edilirken eski bir mezardaki toprak kaplarda bulundu ve 4.700 ile 5.500 yıl öncesine tarihlendi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Biyoloji

İlgili kaynak: Bal
Sıradaki kartGözlemlenebilir evrendeki yıldız sayısı, büyük olasılıkla Dünya’daki kum tanelerinin sayısından fazladır. Bir tahmine göre Dünya’nın bütün kumsal ve çöllerindeki kum yaklaşık 7,5 kentilyon tanedir, yani 75’in ardından 17 sıfır. Yıldız sayısına ilişkin tahminler ise bunun bin katından da fazladır.Devam et →