Gılgamış Destanı, günümüze ulaşan en eski edebî eserlerden biridir: Kahramanını anlatan ilk şiirler yaklaşık 4.000 yıl önce, eski Mezopotamya’da (bugünkü Irak) yazıya geçirildi. Destan, dostu Enkidu’nun ölümüyle sarsılan Uruk kralı Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayışını anlatır.
Edebiyat tarihi
Kartın devamı
Gılgamış’ı anlatan ilk şiirler MÖ 2100 dolaylarında Sümerce yazıldı. MÖ 1800 civarında bu şiirler, Babil’in dili Akadcayla yazılmış tek bir destanda birleşmişti. En bilinen hâli on iki kil tablete yayılır ve çivi yazısıyla yazılmıştır; bu yazının işaretleri, ıslak kile bastırılan kama biçimli çentiklerdir. Destanda Gılgamış, büyük tufandan kurtulan Utnapiştim’i bulur ve gençliği geri getiren bir bitki ele geçirir; ama o yıkanırken bitkiyi bir yılan çalar. Uruk’a döner ve kendisinden sonra da ayakta kalacak kent surlarıyla övünür. Çivi yazısı unutulunca destan da unutuldu. Tabletler 1853’te Ninova’da, Asur kralı Asurbanipal’in kütüphanesinin kalıntıları arasında bulundu. 1872’de British Museum’dan George Smith, Nuh tufanına çok benzeyen tufan anlatısını çözüp okuyunca büyük yankı uyandırdı.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Edebiyat tarihi
İlgili kaynak: Gılgamış Destanı