İnsan vücudu çok zayıf da olsa görünür ışık yayar; bu ışık hücrelerdeki kimyasal tepkimelerin bir yan ürünüdür. 2009’da Japonya’da bir araştırma ekibi bu ışığı zifiri karanlıkta, son derece hassas kameralarla görüntülemeyi başardı. Işık, çıplak gözün görebileceğinden yaklaşık 1.000 kat daha zayıftır.

Kobayashi ve arkadaşları, PLoS ONE, 2009

Bilim

Kartın devamı

Masaki Kobayashi’nin yönettiği çalışma PLoS ONE dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, yirmili yaşlardaki beş sağlıklı erkeği tamamen karanlık bir odada, eksi 120 °C’ye soğutulmuş bir kamerayla görüntüledi. En çok yüz ışıldıyordu, özellikle yanaklar ve ağız çevresi. Işık gün içinde de değişiyordu: Sabahları zayıftı, öğleden sonra saat 4 dolaylarında en güçlü hâline ulaşıyordu. Araştırmacılar bunu metabolizmaya bağlıyor. Hücreler besinden enerji üretirken serbest radikal denen, çok kolay tepkimeye giren moleküller oluşur. Bunlar yağlar ve proteinlerle tepkimeye girer; ortaya çıkan maddelerin bir kısmı, fazla enerjisini çok küçük miktarda ışık olarak salar. Bilim insanları buna “aşırı zayıf foton yayımı” ya da biyofoton der. Olguyu ilk kez 1920’lerde Rus biyolog Alexander Gurwitsch bildirmişti; popüler mistisizmdeki “aura” ile hiçbir ilgisi yoktur.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Biyoloji

İlgili kaynak: Biophoton
Sıradaki kartGüneş aslında beyazdır. Işığı gökkuşağının bütün renklerini bir arada taşır; uzaydan bakıldığında ya da açık havada gökyüzünün yükseklerindeyken beyaz görünür. Sarı, turuncu ya da kırmızı görünmesi ancak alçaldığında olur: Işığı o zaman daha kalın bir hava tabakasından geçer ve hava mavinin bir kısmını saçar.Devam et →