Koku, beynin duygu ve hafıza bölgelerine doğrudan ulaşan tek duyudur: Öbür duyuların sinyalleri önce beynin aktarma istasyonu olan talamustan geçer, kokununkiler geçmez. Tek bir kokunun bir yeri ya da bir dönemi bu kadar canlı geri getirmesinin nedenlerinden biri bu olabilir.
Ikigai Daily
Kartın devamı
Stockholm Üniversitesi’nden Johan Willander ile Maria Larsson, 2006’da yaptıkları bir çalışmada 93 yaşlı kişiye bir sözcük, bir resim ya da bir koku sundu ve bunların aklına getirdiği kişisel bir anıyı anlatmalarını istedi. Kokunun çağırdığı anılar daha eskiydi: Çoğu hayatın ilk on yılına aitti; sözcük ve resimlerin çağırdıkları ise daha çok 11-20 yaş arasından geliyordu. Kokuyla gelen anılarda insanın geçmişe geri dönmüş gibi hissetmesi de daha güçlüydü. Rachel Herz’in 2004’teki küçük bir beyin görüntüleme çalışması da bu bağı gösterdi: Kişisel bir anıyla bağlantılı bir parfümü koklayan kadınlarda amigdala, yani beynin duygularla ilgili badem biçimli bölgesi, aynı parfümü yalnızca gördüklerinde olduğundan daha çok çalıştı. Geçmişin böyle birden geri gelmesine Proust etkisi denir. Adı romancı Marcel Proust’tan gelir: Onun anlatıcısı, ıhlamura batırılmış bir madlen kekinin tadı ve kokusuyla birden çocukluğuna döner.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Ikigai Daily
İlgili kaynak: Koku alma