Gülmek her şeyden önce toplumsal bir davranıştır: Robert Provine’ın araştırmalarında insanlar başkalarıyla birlikteyken, yalnız olduklarından 30 kat kadar daha sık güldü ve gülüşlerin beşte birinden azı bir şakanın ardından geldi. Birlikte gülmek, beynin acıyı dindiren ve keyif veren kendi kimyasallarını da salgılatır.
Ikigai Daily
Kartın devamı
Maryland Üniversitesi’nde (Baltimore County) çalışan Amerikalı sinirbilimci Provine, öğrencileriyle birlikte gündelik ortamlarda kulak misafiri oldukları 1.200 gülüşü not etti. Gülüşlerin çoğu şakalardan değil, sıradan sözlerden sonra geliyordu; konuşan kişi de dinleyenlerden yüzde 46 kadar daha çok gülüyordu. Provine, gülmenin her şeyden önce dostluk ve yakınlık işareti olduğu sonucuna vardı. Sonraki beyin taramaları, gülerken içeride neler olduğunu da gösterdi. Finlandiya’daki Turku PET Merkezi’nde 2017’de yapılan bir çalışmada, yakın arkadaşlarıyla yarım saat komedi izleyen 12 erkeğin beyninde endorfin salgılandı. Endorfinler vücudun kendi ürettiği, afyon benzeri maddelerdir; acıyı hafifletir, keyif verir. Araştırmacılardan Oxfordlu psikolog Robin Dunbar’a göre maymunlar dostluklarını birbirlerinin tüylerini ayıklayarak sürdürür. Ama bu iş bire bir yapılır; insan toplulukları buna fazla kalabalıktır ve aynı bağı ortak kahkaha kurar. Gülme erken de başlar: Bebekler ilk sözcüklerini söylemeden aylar önce güler.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Ikigai Daily
İlgili kaynak: Gülmek