Renkleri normal gören bir insan, nasıl sayıldığına göre bir ile on milyon arasında renk tonunu birbirinden ayırt edebilir. Oysa dillerin çoğu kırmızı, mavi, yeşil gibi en fazla bir düzine temel renk adıyla yetinir.

Ikigai Daily

Sağlık

Kartın devamı

Renkli görme, gözün arkasındaki ışığa duyarlı tabaka olan retinadaki üç tür koni hücresiyle başlar. Her tür en çok kısa, orta ya da uzun dalga boylu ışığa, kabaca maviye, yeşile ve kırmızıya tepki verir; beyin bu üç sinyali karşılaştırarak gördüğümüz bütün tonları üretir. Bu tonları saymak zor olduğu için tahminler bu kadar farklıdır. Antropolog Brent Berlin ile dilbilimci Paul Kay 1969’da dilleri karşılaştırdı ve temel renk sözcüklerinin sayısının ikiyle bir düzine arasında değiştiğini gördü; İngilizcede on bir tane vardır. Diller renk yelpazesini farklı yerlerden de böler: Rusçada koyu mavi (siniy) ile açık mavi (goluboy) için ayrı temel sözcükler vardır. 2007’deki bir çalışmaya göre Rusça konuşanlar, biri siniy öbürü goluboy olan iki maviyi daha hızlı ayırt ediyordu; İngilizce konuşanlarda böyle bir fark görülmedi. Ancak deneyi 2020’de tekrarlayan araştırmacılar bu hız farkını bulamadı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Renkli görme
Sıradaki kartKemiğin yaklaşık yüzde 70’i sert bir kalsiyum mineralinden, geri kalanının çoğu da sağlam ve biraz esnek bir protein olan kolajenden oluşur. Bu sayede kemik ezilmeye dayanır ama saf mineral kadar kolay kırılmaz; üstelik aynı büyüklükteki çeliğin dörtte biri kadar ağırdır. Çelikten bir farkı daha var: Kendini onarır.Devam et →