Kut, eski Türklerde gökten gelen kutsal güç ve bereket demekti. Hükümdarın ancak kutu olduğu sürece hüküm sürebileceğine inanılırdı; bugünkü “kutlu” ve “kutlamak” sözcükleri de buradan gelir.

Türkçe

DilTarih

Kartın devamı

Eski Türk ve Moğol inancında kut, insanı gökle bağlayan bir yaşam gücüydü. Meşru bir hükümdarın bu güce herkesten fazla sahip olduğuna, bunun da gök tanrısı Tengri’nin onu seçtiğinin işareti olduğuna inanılırdı. Yenilgiye ya da felakete uğrayan bir hanın kutunu, dolayısıyla yönetme hakkını yitirdiği düşünülebilirdi. Bu inanç adlara da yansır: 682’de İkinci Göktürk Kağanlığı’nı kuran hükümdar, “kutu olan” anlamında Kutlug adıyla tanınır. 1069 dolaylarında Yusuf Has Hâcib da hükümdarlara öğüt veren uzun manzum eserine Kutadgu Bilig, yani “kut veren bilgi” adını verdi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Türkçe

İlgili kaynak: Kut (mitoloji)
Sıradaki kartTürkçede yurt, vatan ya da öğrenci yurdu gibi barınılan yer demektir. İngilizce aynı sözcüğü Rusça üzerinden alıp Orta Asya göçebelerinin yuvarlak keçe çadırına ad olarak verdi.Devam et →