Nal yengecinin kanı, bakterilerden kalan zehirli maddelerin en küçük izinde bile pıhtılaşır. 1970’lerden beri bu kandan elde edilen LAL adlı özüt, iğneyle verilen ilaçların ve tıbbi implantların bu maddeleri içermediğini doğrulamak için kullanılır.

Ikigai Daily

BilimDoğa

Kartın devamı

Nal yengeçleri aslında gerçek yengeç değildir; örümceklere ve akreplere daha yakındırlar. Kanları mavidir, çünkü oksijeni bakır içeren hemosiyanin adlı bir molekülle taşır. 1956’da Amerikalı bilim insanı Frederik Bang, bakterilerin bu kanı jöle gibi pıhtılaştırdığını keşfetti. Buna yol açan endotoksinler, bazı bakterilerin dış zarından kopan parçalardır ve kana karışırsa tehlikeli ateşe yol açabilir. LAL, Limulus amebocyte lysate’in kısaltmasıdır ve yengecin kan hücrelerinden elde edilen özüt demektir; ABD’de 1977’de onaylandı. Bunun için yabani yengeçlerin kanı alınıyor ve araştırmalara göre bu yengeçlerin yüzde 30 kadarı sonradan ölebiliyor. Rekombinant faktör C adlı yapay bir alternatif 2003’ten beri satılıyor; ilaç testlerinin kurallarını belirleyen resmî kitaplardan Avrupa Farmakopesi onu 2016’da, ABD Farmakopesi de 2025’te kabul etti.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Nal yengeci
Sıradaki kartMarie Curie’nin radyum üzerine çalıştığı yıllardan kalan laboratuvar defterleri, aradan bir asrı aşkın zaman geçmesine rağmen hâlâ radyoaktif. Defterler Paris’te, kurşun kaplı kutularda saklanıyor.Devam et →