Yakamoz, gece denizde balıklar, kürekler ya da dalgalar suyu kıpırdatınca beliren parıltının adıdır. Bu ışığı, dokunulunca parlayan minik deniz canlıları saçar.
Sözcük Türkçeye Rumcadan, yani Yunancadan geçmiştir. Türk Dil Kurumu sözlüğü ona iki anlam verir: denizde balıkların ya da küreklerin kıpırdanmasıyla oluşan parıltı ve akıntıyla sürüklenen, bir şeye dokununca ışık saçan deniz canlısı. Bu canlı çoğunlukla Noctiluca scintillans adlı tek hücreli bir planktondur. Tek başına göze görünmez, ama milyonlarcası bir araya gelince teknenin arkasında bıraktığı iz ışıl ışıl parlar. Canlıların kendi ışığını üretmesine biyolüminesans denir. Birçok kişi yakamozu ay ışığının suya vuran yansıması sanır; oysa gerçek yakamoz en iyi aysız, karanlık gecelerde görülür, çünkü ay ve şehir ışıkları onu bastırır.



