“Radyum Kızları” diye anılan genç Amerikalı kadınlar, 1910’lar ve 1920’lerde saat kadranlarını karanlıkta parlayan radyum boyasıyla boyadı; kendilerine söylendiği gibi fırçanın ucunu dudaklarıyla sivriltiyorlardı. Birçoğu hastalandı. Açtıkları davalar, işçilerin meslek hastalıkları için işverenlerini dava edebilmesinin yolunu açtı.

New Jersey, 1920’ler

TarihBilim

Kartın devamı

Radyum boyası kadranların karanlıkta okunmasını sağlıyordu. İş iyi para getiriyordu ve göz alıcı sayılıyordu; kimi kadınlar eğlenceye çıkarken tırnaklarını, hatta dişlerini bu boyayla boyuyordu. Fırçayı her dudaklarına götürüşlerinde vücutlarına biraz radyum giriyordu. Radyum kemiklere yerleşip kansızlığa, kemik kırıklarına ve çene kemiğinin çürümesine yol açtı. İşverenler tehlikeyi biliyordu: Kendi kimyagerlerini koruyor, kadınlara ise boyanın zararsız olduğunu söylüyorlardı. 1927’de New Jersey’nin Orange kentindeki United States Radium Corporation’ın beş eski çalışanı, Grace Fryer önderliğinde, ağır hastayken dava açtı ve 1928’de uzlaşmaya varıldı. Bu dava ve ardından Illinois’de açılanlar, işçilerin meslek hastalığı için dava açma hakkının yerleşmesine yardım etti; ortaya çıkan radyasyon güvenliği kuralları Manhattan Projesi’nde de kullanıldı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Labour history

İlgili kaynak: Radyum Kızları
Sıradaki kartWow! sinyali, Ağustos 1977’de Ohio’daki bir radyo teleskobunun yakaladığı güçlü bir radyo sinyaliydi. Teleskop başka uygarlıklardan gelebilecek mesajları arıyordu; sinyal Yay takımyıldızı yönünden geldi. Çıktıyı inceleyen gökbilimci onu daire içine alıp yanına “Wow!” yazdı. Sinyal bir daha hiç yakalanamadı.Devam et →