İsmaili davetçi Hasan Sabbah, 1090’da kuzey İran’daki Alamut Kalesi’ni savaşmadan ele geçirdi; önce taraftarlarını kaleye ve çevresine sessizce yerleştirmişti. Kendi anlattığına göre, kaleden ayrılan beye 3.000 altın dinarlık bir ödeme senedi verdi.

Alamut, 1090

Tarih

Kartın devamı

Alamut, Elburz Dağları’nda sarp bir kaya sırtının üzerindeydi ve Selçuklu Sultanı Melikşah adına Mehdi adlı yerel bir bey tarafından tutuluyordu. 1050 dolaylarında Kum’da doğan Hasan Sabbah, Şii İslam’ın bir kolu olan İsmaililiğin davetçisi olmuştu. Yıllarca vadilerdeki halkı ve kale muhafızlarını kendi tarafına kazandı; kim olduğunu ancak bundan sonra açıklayıp kaleyi sahiplendi. Mehdi’ye verdiği senedi bir Selçuklu görevlisi ödeyecekti. Bu ayrıntıların çoğu, Hasan’ın bugün kayıp olan anıları Sergüzeşt-i Seyyidnâ’dan (“Efendimizin hikâyesi”) biliniyor; kitabı Cüveynî ve sonraki İranlı tarihçiler okuyup aktardı. Alamut, 1256’da Moğollar kaleyi alana kadar, Hasan’ın 1094’ten sonra önderlik ettiği Nizari İsmaili devletinin merkezi olarak kaldı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Alamut, 1090

İlgili kaynak: Hasan Sabbah
Sıradaki kartKuzey İran’daki dağ kalesi Alamut, uzun kuşatmalara dayanacak biçimde donatılmıştı: Kayaya oyulmuş sarnıçlarda su biriktiriliyor, kanallarla dışarıdan su getiriliyor, surların altındaki teraslarda da yiyecek yetiştiriliyordu.Devam et →