
İngilizcede “juggernaut”, önüne geleni ezip geçen, durdurulamaz güç demektir. Kelime, Krishna’nın adlarından biri olan Jagannath’tan gelir; Hindistan’ın Puri kentinde Jagannath her yıl dev ahşap arabalarla gezdirilir. Orta Çağ’da Avrupalı gezginler, inananların tekerleklerin altına isteyerek atıldığını yazdı; kelimenin karanlık anlamı buradan gelir.
Etymological fact (juggernaut, from Jagannath)
Kartın devamı
İngilizce bu kelimeyi 17. yüzyılda, Sanskritçe ve Oriyaca Jagannātha adından aldı: jagat “dünya”, nātha “efendi” demektir. Jagannath’ın büyük tapınağı Hindistan’ın doğu kıyısındaki Puri’dedir. Her yaz düzenlenen Ratha Yatra (“araba bayramı”) sırasında Jagannath ve iki kardeş tanrı bugün de kalabalıkların çektiği, kat kat yüksek ahşap arabalarla sokaklarda gezdirilir. Tekerleklerin altına kendini atan inananlar hikâyesi, 1320’lerde Hindistan’ı gezen Fransisken rahip Pordenonelu Odoric’e kadar gider; daha sonra İngiliz yazarlar da bu hikâyeyi tekrarladı. Ölümlerin birkaçı kasıtlı olmuş olabilir, ama çoğu kalabalığın itişip kakışmasında yaşanan kazalardı; hikâyeler anlatıldıkça büyüdü. Mary Shelley kelimeyi 1826’da mecaz anlamıyla kullanıyordu bile.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Etymological fact (juggernaut, from Jagannath)
İlgili kaynak: Juggernaut