ABD’de 1980’lerin sonunda rhesus maymunlarıyla başlayan iki uzun kalori kısıtlaması çalışması, ömür konusunda ayrı sonuçlara vardı. Wisconsin Üniversitesi’nde %30 kadar az kalori alan maymunlar kontrol grubundan uzun yaşadı; Ulusal Yaşlanma Enstitüsü’nde (NIA) ise ömür belirgin biçimde uzamadı. Ortak analiz farkın çoğunu kontrol gruplarına bağladı: Wisconsin’dekiler şekerli yemi istedikleri kadar yiyordu, NIA’dakiler ölçülü porsiyon alıyordu.

University of Wisconsin & National Institute on Aging primate studies, 1980s–2010s

SağlıkBilim

Kartın devamı

Kalori kısıtlaması, gerekli besin öğelerinin hepsini alırken olağandan belirgin biçimde az yemek demektir; 1930’lardan beri sıçan ve farelerin ömrünü uzattığı biliniyordu. Maymunlar çok daha yavaş yaşlandığı için iki çalışma da onlarca yıl sürdü. İki proje yalnızca kontrol gruplarının yemeğinde değil, kısıtlamaya başlanan yaşta ve maymunların kökeninde de (Hindistan ya da Çin) ayrışıyordu. İki ekip 2017’de ortak bir analiz yayımladı ve kalori kısıtlamasının rhesus maymunlarında sağlığı da ömrü de iyileştirdiği sonucuna vardı. İki çalışmada da kısıtlı beslenen maymunlarda diyabet ve kanser gibi yaşa bağlı hastalıklar daha seyrek ya da daha geç görüldü. Aynı şeyin insanlar için geçerli olup olmadığı ise hâlâ bilinmiyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: University of Wisconsin & National Institute on Aging primate studies, 1980s–2010s

İlgili kaynak: Calorie restriction
Sıradaki kartLouis Pasteur 1860’larda mayalanmayı ve şarapla birayı bozan mikropları inceledi. Sıvıyı kaynatmadan belli bir sıcaklığa kadar ısıtmanın istenmeyen mikropların işini bozduğunu gösterdi ve 1865’te şarabı bu yolla korumanın patentini aldı. Aynı ilke sonra süte ve başka yiyeceklere uyarlandı; yönteme de onun adından pastörizasyon denildi.Devam et →