Sanskritçede “bu değil, bu değil” anlamına gelen neti neti, eski Hint felsefe metinleri olan Upanişadlardan gelir. Bu geleneğe göre nihai gerçeklik olan Brahman hiçbir tanıma sığmaz: Ona hangi adı verirseniz verin, o addan fazlasıdır. 8. yüzyıl filozofu Şankara bu sözü Advaita, yani “ikiliksiz” öğretisinin merkezine koydu.

Upanishads / Adi Shankara

FelsefeDin ve İnanç

Kartın devamı

Bu söz, en eski Upanişadlardan biri olan Brihadaranyaka Upanişad’da, bilge Yacnavalkya’nın öğretilerinde geçer. Çoğu zaman Adi Şankara diye anılan Şankara, sözü bir yöntem olarak kullandı: Brahman’ın sıradan şeyler gibi parçaları, nitelikleri ya da sınırları yoktur; bu yüzden onu olumlu sözlerle tarif etme çabası hep eksik kalır ve her tanımı bir kenara koymak, arayanı ona biraz daha yaklaştırır. Şankara’ya göre Brahman, insanın en içteki benliği olan atman ile aynı şeydi; dolayısıyla bu yöntem “Nihai gerçeklik nedir?” sorusu kadar “Ben neyim?” sorusuna da cevap arıyordu. Pek çok dinî gelenek benzer bir yola başvurmuştur; Hristiyan ve Yahudi düşüncesinde buna olumsuz teoloji denir: Tanrı’yı yalnızca ne olmadığını söyleyerek anlatmak.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Upanishads / Adi Shankara

İlgili kaynak: Neti neti
Sıradaki kartMÖ 5. yüzyılda yaşayan Çinli filozof Mozi, insanların yalnızca kendi ailelerini ve devletlerini değil, başkalarınınkini de gözetmesi gerektiğini savundu. Ona göre herkes yalnızca kendi grubunu kollarsa, onun uğruna başkalarına zarar vermeyi de mazur görürdü. “Herkesi kapsayan özen” fikri, yabancıların çıkarlarının da hesaba katılmasını istiyordu.Devam et →