Alaska’nın güney kıyısındaki yerli dillerden Eyakça, Ocak 2008’de Marie Smith Jones’un ölümüyle ana dili olarak konuşan son kişiyi de kaybetti. Yine de dil iz bırakmadan yok olmadı: Onlarca yıl süren çalışmalarla kaydedilen konuşmalar, hikâyeler ve kapsamlı bir sözlük, dili yeniden öğrenmek isteyenlere kaynak oldu.

Marie Smith Jones / University of Alaska Fairbanks, Alaska Native Language Archive

DilTarih

Kartın devamı

1918’de Cordova’da doğan Smith Jones, Eyak halkının onursal şefiydi. Dokuz çocuğu, o dönemde yerli dillere yöneltilen önyargı yüzünden İngilizce konuşarak büyüdü. Eyakçadan bugüne kalanların çoğunu dilbilimci Michael Krauss’a borçluyuz: Krauss, 1961’de dilin son konuşurlarıyla çalışmaya başladı; 1972’de kurulan Alaska Yerli Dilleri Merkezi’ni 2000’e kadar yönetti. 1992’de dünyadaki dillerin yüzde 90’a varan kısmının bir yüzyıl içinde yok olabileceği ya da artık çocuklara öğretilmeyeceği uyarısında bulundu; bu uyarı, tehlikedeki dilleri araştırmaların öncelikli konuları arasına soktu. Fransız bir genç olan Guillaume Leduey, Krauss’un malzemeleriyle Eyakçayı kendi kendine öğrendi; 2011’den beri Alaska’daki atölyelerde ve internette bu dili öğretiyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Marie Smith Jones / University of Alaska Fairbanks, Alaska Native Language Archive

İlgili kaynak: Eyak language
Sıradaki kartİngilizcede yanlış duyulan sözlere “mondegreen” denir. Sözcük, Sylvia Wright’ın çocukken bir İskoç baladındaki “and laid him on the green” (onu çimenlere yatırdılar) dizesini “and Lady Mondegreen” (ve Leydi Mondegreen) diye duymasından gelir. Wright bu adı 1954’te Harper’s dergisindeki bir yazısında önerdi.Devam et →