Ketçap, domates sosu olmadan çok önce de bir sostu. Adı büyük olasılıkla Asya’dan gelir; kökeni Hokkien Çincesi ya da Malayca olabilir. 18. yüzyıl Britanya’sında ketçap ançüez, mantar ya da cevizle yapılırdı. Bilinen ilk domatesli ketçap tarifi 1812’de Philadelphia’da yayımlandı; zamanla ketçap denince akla domates gelir oldu.

Ketchup history and etymology / Smithsonian

DilTarih

Kartın devamı

Bir görüşe göre sözcük, Hokkien Çincesinde balık ya da kabuklu deniz ürünü turşusunun salamurasına verilen kê-chiap adından gelir. Başka bir görüş kaynağı, soya sosu anlamındaki Malayca kicap sözcüğünde arar; o da Çinceden alınmadır. Sözcüğü Britanya’ya büyük olasılıkla tüccarlar getirdi; basılı metinlerde 1680’lerde görülür. İlk İngiliz ketçapları, başka yemeklere tat vermek için kullanılan sulu ve tuzlu soslardı; mantar ketçabı bugün de Britanya’da satılır. Bilinen ilk domatesli ketçap tarifini Philadelphialı bilim insanı James Mease 1812’de yayımladı. Domatesli ketçabı şişeleyip satan ilk Amerikalının Jonas Yerkes olduğu kabul edilir; Yerkes 1837’ye gelindiğinde ürününü ülke çapında dağıtıyordu. Heinz 1876’da ketçap şişelemeye başladı ve domatesin bu sözcüğün asıl anlamı olmasına katkıda bulundu.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ketchup history and etymology / Smithsonian

Sıradaki kartProtactile, hem görme hem işitme engeli olan sağır-körlerin kendi aralarında geliştirdiği, dokunmaya dayalı bir iletişim biçimidir. 2007’de Seattle’da bir hizmet merkezinde çalışan üç sağır-kör, tercümansız sohbet edebilmek için birbirlerinin eline, koluna ve bedenine dokunarak konuşmanın yollarını aradı.Devam et →