
Troy was a real city, on the hill of Hisarlık near Çanakkale in Turkey. The wooden horse that ended the Trojan War, however, is known only from poems. Homer's Iliad never mentions it; the best-known full account comes from the Roman poet Virgil, writing more than a thousand years after the war was thought to have happened.
Ikigai Daily
The story behind the card
Digs at Hisarlık since the 1860s, first by Frank Calvert and then by Heinrich Schliemann, have uncovered nine main settlement layers, from about 3000 BC to Roman times, and the site became a UNESCO World Heritage Site in 1998. Hittite records of the Late Bronze Age mention a city called Wilusa, now generally identified with Troy. The horse has left no archaeological trace. Homer's Odyssey mentions it briefly, crediting the plan to Odysseus, and Virgil tells it in full in Book 2 of the Aeneid, written between 29 and 19 BC. Scholars have suggested real events behind the tale: a siege engine covered in horse hides, a ship, since some ancient ships were called 'horses', or an earthquake, since Poseidon was god of both horses and earthquakes and one layer of Troy was badly damaged by a quake. None is proven.
Türkçe oku
Troya (Truva), Çanakkale yakınlarındaki Hisarlık Tepesi'nde kurulmuş gerçek bir kentti. Truva Savaşı'nı bitiren tahta at ise yalnızca şiirlerden bilinir. Homeros'un İlyada'sında hiç geçmez; en bilinen ayrıntılı anlatım, savaştan bin yılı aşkın süre sonra yazan Romalı şair Vergilius'undur.
Hisarlık'ta 1860'lardan beri, önce Frank Calvert'in, ardından Heinrich Schliemann'ın yaptığı kazılar, MÖ 3000 dolaylarından Roma dönemine uzanan dokuz ana yerleşim katmanını ortaya çıkardı; ören yeri 1998'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Geç Tunç Çağı'na ait Hitit belgelerinde adı geçen Wilusa kenti de bugün genellikle Troya ile özdeşleştirilir. Atın ise hiçbir arkeolojik izi yok. Homeros'un Odysseia'sı ondan kısaca söz eder ve planı Odysseus'a bağlar; Vergilius ise MÖ 29-19 yılları arasında yazdığı Aeneis'in ikinci kitabında hikâyeyi bütün ayrıntılarıyla anlatır. Araştırmacılar hikâyenin ardında gerçek olaylar aradı: at postlarıyla kaplı bir kuşatma makinesi, bazı antik gemilere “at” dendiği için bir gemi ya da bir deprem. Deniz tanrısı Poseidon hem atların hem depremlerin tanrısıydı ve Troya katmanlarından biri depremde ağır hasar görmüştü. Bu açıklamaların hiçbiri kanıtlanmış değil.