Karanlık madde, bildiğimiz kadarıyla ne ışık yayar ne de ışık soğurur; bu yüzden hiçbir teleskop onu göremez. Gökbilimciler varlığını kütleçekiminden anlar. Hesaplara göre evrende, yıldızları, gezegenleri ve bizi oluşturan sıradan maddenin yaklaşık beş katı kadar karanlık madde var.

Ikigai Daily

Bilim

Kartın devamı

İsviçreli gökbilimci Fritz Zwicky 1933’te Coma Kümesi’ndeki galaksilerin çok hızlı hareket ettiğini fark etti: Görünen madde, bu hızla dolanan galaksileri bir arada tutmaya yetmezdi. Zwicky bu yüzden görünmeyen bir “karanlık madde” olması gerektiğini öne sürdü. 1970’lerde Vera Rubin ile Kent Ford, sarmal galaksilerin kenarındaki yıldızların da merkeze yakın olanlar kadar hızlı döndüğünü gösterdi. Bu, her galaksinin görünmez kütleden oluşan büyük bir halenin içinde durduğunu düşündürür. Kütleçekimsel merceklenme, yani uzak galaksilerden gelen ışığın aradaki kütlenin çekimiyle bükülmesi de aynı gizli kütlenin haritasını çıkarmaya yarar. Karanlık madde, evrendeki bütün maddenin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturur; ama onlarca yıldır süren deneylere rağmen neyden oluştuğu hâlâ bilinmiyor. Az sayıda fizikçi ise karanlık madde yerine başka bir açıklama öneriyor: Onlara göre kütleçekimi, galaksilerin kenarları gibi çok zayıf kaldığı yerlerde farklı işliyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Karanlık madde
Sıradaki kartKuantum dolanıklığında iki parçacık tek bir durumu paylaşır: Birini ölçtüğünüzde, aralarındaki uzaklık ne olursa olsun, aynı ölçümün ötekinde ne sonuç vereceğini önceden bilirsiniz. Yine de aralarında kullanılabilir bir mesaj gidip gelmez; bu yüzden dolanıklıkla ışıktan hızlı hiçbir şey gönderilemez.Devam et →