İnsan bir konuyu tek oturumda bitirmek yerine birkaç oturuma bölüp zamana yayarak çalıştığında, onu genellikle daha iyi hatırlar. Alman psikolog Hermann Ebbinghaus’un ilk kez 1885’te ölçtüğü bu “aralıklı öğrenme etkisi”, bellek araştırmalarının en sağlam bulgularından biridir.

Bellek bilimi

Zihin

Kartın devamı

Ebbinghaus deneylerini kendi üzerinde yaptı. Önceden bildiği hiçbir şey işine yaramasın diye “WID”, “ZOF” gibi anlamsız hecelerden listeler ezberledi ve her listeyi kaç tekrarda öğrendiğini not etti. Tekrarları birkaç güne yaydığında, hepsini tek güne sıkıştırdığı zamana göre toplamda daha az tekrar yetiyordu. Sonraki araştırmalar aynı sonucu kelime listelerinde, bilgi sorularında, yabancı dil öğreniminde ve bedensel becerilerde de buldu. Bunun bir açıklaması şu: Aradan zaman geçip bilgi yarı yarıya unutulduğunda beyin onu hatırlamak için çabalar ve bu çaba belleği güçlendirir. Psikolog Robert Bjork, öğrenmeyi güçlendiren bu tür zorluklara “arzu edilen zorluklar” der. Alman bilim gazetecisi Sebastian Leitner 1972’de bu fikirden bir kart kutusu yöntemi çıkardı: Doğru bilinen kartlar, her seferinde daha uzun aralıklarla yeniden gözden geçirilir. Bugünkü bilgi kartı uygulamaları da aynı ilkeyle çalışır.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Bellek bilimi

İlgili kaynak: Ara verme etkisi
Sıradaki kartYetişkin bir insanın beyni yaklaşık 1,3 kilogramdır, yani vücut ağırlığının %2’si kadar; ama vücudun dinlenirken harcadığı enerjinin yaklaşık %20’sini tek başına kullanır. Bu enerjinin çoğu, zor bir konuyu düşünmenin getirdiği ek yüke değil, beynin hiç durmayan arka plan etkinliğine gider.Devam et →