Homeros’a atfedilen İlyada ve Odysseia, sözlü şiir geleneğinin içinden doğdu. Ozanlar Truva Savaşı’nın öykülerini kuşaklar boyu ezberden söyledi; destanlar ancak Yunanlar alfabeyi benimsedikten sonra, en erken MÖ 8. yüzyılda yazıya geçirildi.

Edebiyat tarihi

EdebiyatTarih

Kartın devamı

1920’lerin sonunda Amerikalı araştırmacı Milman Parry, destanlarda “gül parmaklı Şafak” ya da “ayağı çabuk Akhilleus” gibi kalıpların neden sürekli tekrarlandığını açıkladı. Her biri, Yunan destanının altı ölçü birimli dizesinde (daktilik heksametre) belirli bir yere oturan hazır bir kalıptı; ozan bu kalıplar sayesinde şiiri söylerken akıcı biçimde kurabiliyordu. Parry bu fikri sınamak için yardımcısı Albert Lord’la birlikte 1933-1935’te Yugoslavya’da destan söyleyen halk ozanlarını kaydetti. Bu ozanların çoğu okuma yazma bilmiyordu, ama binlerce dizelik destanları her seferinde biraz farklı söylüyordu. İçlerinden Avdo Međedović, yaklaşık 13.000 dizelik bir destanı birkaç günde söyledi; bu, Odysseia’nın uzunluğuna yakındır. Lord kuramı 1960’ta yayımlanan The Singer of Tales adlı kitabında ortaya koydu. Homeros adında tek bir şairin gerçekten yaşayıp yaşamadığı hâlâ tartışılıyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Edebiyat tarihi

İlgili kaynak: Homeros
Sıradaki kartMark Twain, Samuel Clemens’ın takma adıdır ve kökü Mississippi Nehri’ne dayanır. Buharlı gemilerde suyun derinliğini ölçen tayfa, derinlik iki kulaç, yani yaklaşık 3,7 metre olduğunda “mark twain” diye seslenirdi: Bu, geminin güvenle geçebileceği derinlikti.Devam et →