Platon’a göre gördüğün her şey, kusursuz ve değişmez “idea”ların kusurlu birer kopyasıdır. Çizdiğin her daire biraz kusurludur, ama yine de kusursuz bir daireyi düşünebilirsin. Platon için bu kusursuz idea, fiziksel dünyadaki her şeyden daha gerçekti.
Felsefe
Kartın devamı
Platon bu kuramı, MÖ 4. yüzyılda Atina’da yazdığı Phaidon ve Devlet gibi diyaloglarda, çoğunlukla hocası Sokrates’in ağzından anlatır. Kullandığı Yunanca idea ve eidos sözcükleri “görmek” fiiliyle akrabadır ve “biçim, görünüş” anlamına gelir; Batı dillerindeki “idea” ve Türkçedeki “ideal” de bu kökten gelir. Güzellik, adalet ya da kusursuz daire gibi idealar duyularla değil, ancak akılla kavranabilir. Devlet’teki mağara benzetmesinde, ömürleri boyunca yalnızca duvara düşen gölgeleri görmüş tutsaklar bu gölgeleri gerçeğin kendisi sanır; Platon’a göre biz de fiziksel dünyaya böyle bakarız. Platon’un öğrencisi Aristoteles ayrı bir idealar dünyası fikrini reddetti; ona göre biçim ancak var olan şeylerin içinde bulunur. Tartışma bugün de sürüyor: Kurt Gödel başta olmak üzere pek çok matematikçi, sayıların bizden bağımsız olarak var olduğunu savunmuştur.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Felsefe
İlgili kaynak: İdealar teorisi