Kartın devamı
Söz büyük olasılıkla ortaçağ İran tasavvuf şiirinden gelir. On ikinci yüzyıl şairleri Senâî ile Attâr’ın anlattığı bir hikâyede bir hükümdar, kederli günlerinde içini ferahlatacak bir söz ister; bilgeler de ona üzerinde “Bu da geçer” yazan bir yüzük verir. Aynı hikâye Yahudi halk anlatılarında Kral Süleyman’la anlatılır. Türkçede söz, tekke ve hat geleneğinde sevilen “Bu da geçer yâ Hû” biçimiyle yaşar: Ne sıkıntı sonsuza dek sürer ne de mutluluk.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Fars deyişi
İlgili kaynak: Tasavvuf

