Henri Becquerel radyoaktiviteyi 1896’da Paris’te, bulutlu hava sayesinde keşfetti. Güneş ışığı alan uranyum tuzlarının, sarılı bir fotoğraf plakasını karartan ışınlar yayıp yaymadığını sınayacaktı; hava açmayınca her şeyi çekmeceye kaldırdı. Günler sonra plakayı yine de banyo etti: Uranyum onu kendiliğinden karartmıştı.

Paris, 1896

BilimSağlık

Kartın devamı

Wilhelm Röntgen birkaç ay önce X ışınlarını keşfetmişti. Becquerel de güneş ışığını emen ışıldayan minerallerin benzer ışınlar yayabileceğini düşünüyordu. Şubat 1896’nın sonundaki bulutlu günler, uranyumun bunun için ışığa hiç ihtiyaç duymadığını gösterdi. Konuyu Marie Curie devraldı: Toryumun da aynı şekilde davrandığını buldu, “radyoaktivite” sözcüğünü ortaya attı ve Pierre Curie ile birlikte iki yeni element, polonyum ve radyumu keşfetti. Becquerel ile Curie çifti 1903 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı. Bu keşif nükleer fiziğin, radyoterapinin ve radyoaktif yaş tayininin yolunu açtı; ışınımın ne kadar tehlikeli olabileceğini öğrenmek ise on yıllar aldı. Radyoaktivitenin uluslararası birimi olan becquerel, onun adını taşır.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Fizik tarihi

İlgili kaynak: Henri Becquerel
Sıradaki kartLamine güvenlik camı 1903’te bir kazayla doğdu: Fransız kimyager Édouard Bénédictus, cam bir laboratuvar şişesini raftan düşürdü. Şişe çatladı ama dağılmadı, çünkü içindeki kurumuş plastik tabaka parçaları bir arada tuttu. Bugünkü araba ön camları da aynı fikre dayanır.Devam et →