Dünyanın en yaygın kan sulandırıcılarından varfarin, bir çiftlik gizeminden doğdu: 1920’lerde Kuzey Amerika’da sığırlar, küflü tatlı yonca samanı yiyip kan kaybından ölüyordu. Sebep, kanın pıhtılaşmasını önleyen dikumarol adlı doğal bir maddeydi; bu madde üzerine yapılan araştırmalar, önce fare zehri olarak satılan varfarini doğurdu.
Wisconsin, 1933
Kartın devamı
Şubat 1933’te Wisconsin’li çiftçi Ed Carlson, ölü bir düve, pıhtılaşmayan kanla dolu bir süt güğümü ve bir yığın bozuk samanla tipinin içinde yaklaşık 300 kilometre yol yapıp Madison’daki Wisconsin Üniversitesi’ne geldi. Biyokimyacı Karl Paul Link sorunun peşine düştü ve ekibi 1940’a gelindiğinde suçlu maddeyi, dikumarolü ayırmayı başardı. Ekibin ürettiği daha güçlü bir benzerine, çalışmayı finanse eden Wisconsin Alumni Research Foundation’ın baş harflerinden esinlenerek varfarin adı verildi. İlaç 1948’den itibaren önce fare zehri olarak satıldı, çünkü onu yiyen fareler iç kanamadan ölüyordu; 1954’te insanlarda kullanılması onaylandı. Başkan Eisenhower’a 1955’teki kalp krizinden sonra verilmesi halkın güvenini artırdı. Özenle ayarlanmış dozlarda bugün de milyonlarca insanda felci ve tehlikeli pıhtıları önlüyor.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Tıp tarihi
İlgili kaynak: Varfarin