Kartın devamı
İki sözcüğün kökeni ayrıdır: Wabi, toplumdan uzakta sade yaşamanın yalnızlığını; sabi ise yıllanmanın, eskimenin getirdiği sessiz güzelliği anlatıyordu. Zamanla birleşip çay seremonisinde, seramikte ve bahçe düzenlemesinde kendini gösteren bir anlayışın adı oldu: pürüzlü dokular, asimetri, soluk renkler, geçmişini saklamayan nesneler. Anlamı yüzyıllar içinde değişti, hiçbir zaman tek bir kurala bağlanmadı. Güzelliği kusursuzlukla ve yenilikle bir tutan anlayışa bilinçli bir karşılıktır. Kırık çanak çömleği altın tozu serpilmiş lakeyle onaran kintsugi ise ayrı bir zanaattır, ama çoğu zaman bu fikrin en canlı örneği olarak görülür.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Japon estetiği
İlgili kaynak: Wabi-sabi
