Alman psikolog Hermann Ebbinghaus 1880’lerin başında “wid”, “zof” gibi uydurma hecelerden oluşan listeler ezberledi, sonra her listeyi farklı sürelerin ardından yeniden öğrenmenin ne kadar zaman aldığını ölçtü. Unutmanın öğrendikten hemen sonra en hızlı olduğunu, sonra yavaşladığını buldu: kaybedilenin çoğu ilk gün içinde gidiyordu.

Hermann Ebbinghaus, Memory: A Contribution to Experimental Psychology (1885)

ZihinTarihBilim

Kartın devamı

Sonuçları 1885’te “Bellek Üzerine: Deneysel Psikolojiye Bir Katkı” adlı kitabında yayımladı; çizdiği grafik unutma eğrisi olarak tanındı. Bu, zihinsel bir sürecin sözle anlatılmak yerine sayılarla ölçüldüğü ilk örneklerden biriydi. Ebbinghaus, hiçbir liste taşıdığı anlam yüzünden daha kolay akılda kalmasın diye anlamsız heceler kullandı; deneklerin tek kişisi de kendisiydi. Tekrarları birkaç güne yaymanın hepsini tek oturuşa sıkıştırmaktan daha iyi sonuç verdiğini de fark etti; buna bugün aralıklı tekrar etkisi deniyor. Bir bilgiyi tam unutmak üzereyken yeniden karşınıza çıkaran kart uygulamaları bu ilkeye dayanır. 2015’te Jaap Murre ve Joeri Dros onun yöntemini yeniden uyguladı ve çok benzer bir eğri elde etti.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Hermann Ebbinghaus, Memory: A Contribution to Experimental Psychology (1885)

İlgili kaynak: Unutma eğrisi
Sıradaki kart1998’deki bir deneyde katılımcılar, önlerindeki kauçuk bir ele fırçayla dokunulmasını izlerken, göremedikleri kendi ellerine de aynı anda aynı biçimde dokunuldu. Birçoğu kısa süre sonra dokunuşu kauçuk elde hissetmeye başladı; sanki o el bedenlerinin bir parçası olmuştu.Devam et →