Leptin, çoğunlukla yağ dokusunda üretilen bir hormondur; beyne, vücutta ne kadar enerji depolandığını bildirir. Jeffrey Friedman’ın Rockefeller Üniversitesi’ndeki ekibi 1994’te farelerde ob adlı bir geni bularak bu hormonu keşfetti. Genin adı İngilizce “obese”, yani şişman sözcüğünden geliyordu ve leptinin yapım bilgisini taşıyordu.

Jeffrey M. Friedman, Rockefeller University, 1994

SağlıkBilim

Kartın devamı

Friedman’ın ekibi bu geni, DNA dizilemenin bugünkü kadar kolay olmadığı yıllarda, kromozom üzerindeki yaklaşık yerinden yola çıkıp adım adım daraltarak buldu; “konumsal klonlama” denen bu çalışma sekiz yıl sürdü. Hormona Yunanca “ince” anlamındaki “leptos” sözcüğünden leptin adını verdiler. Çok az sayıda insan leptin üretemeyecekleri bir mutasyonla doğar; bu kişilerde erken çocukluktan başlayarak doymak bilmeyen bir açlık ve ağır şişmanlık görülür. Her gün yapılan leptin iğneleri açlıklarını kısa sürede bastırır ve kilolarını çarpıcı biçimde düşürür. Bu, hormonun rolünü kanıtladı. Yaygın şişmanlıkta ise durum farklıdır: leptin çoğunlukla eksik değil, normal ya da yüksektir; sorun, beynin bu sinyale verdiği yanıtın zayıflamasıdır.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Jeffrey M. Friedman, Rockefeller University, 1994

İlgili kaynak: Leptin
Sıradaki kartNew York’ta aşçılık yapan İrlanda doğumlu Mary Mallon, ABD’de sağlıklı tifo taşıyıcısı olarak tanımlanan ilk kişiydi: kendisi hiç hastalanmadan bakteriyi başkalarına bulaştırıyordu. Yemek yaptığı evlerdeki salgınlar ona kadar izlenince, sağlık yetkilileri onu East River’daki bir adada önce üç yıl tuttu; yeniden aşçılığa dönünce de hayatının son 23 yılını orada geçirmek zorunda kaldı.Devam et →