1944–45 Hollanda Açlık Kışı’nda Alman ablukası yüzünden batı Hollanda’da günlük tayın 400–800 kaloriye kadar düştü. Bu kıtlığı anne karnında yaşayanlarda onlarca yıl sonra obezite, diyabet ve kalp hastalığı daha sık görüldü; etkiler kıtlığın gebeliğin hangi döneminde yaşandığına göre değişti. Açlık Kışı, doğum öncesi beslenmenin genlerde kimyasal iz bırakabileceğinin insanlardaki en bilinen örneklerinden biri oldu.

Dutch Hunger Winter Families Study, ongoing since the 1990s

SağlıkBilimTarih

Kartın devamı

Kıtlığın başı ve sonu belliydi, Hollanda’nın kayıtları da düzenliydi; bu sayede araştırmacılar insanları anne karnında kıtlığa tam olarak ne zaman maruz kaldıklarına göre karşılaştırabildi. Gebeliğin başında etkilenenlerde ileride kalp hastalığı ve kilo fazlası daha sık görüldü; kıtlığın en ağır günlerinde ana rahmine düşenlerde şizofreni riski yaklaşık iki katına çıktı. Gebeliğin son aylarında etkilenen bebekler daha küçük doğdu ve yetişkinlikte kan şekerlerini denetlemekte daha çok zorlandı. 2008’deki bir çalışma, ana rahmine düştükleri sırada kıtlığa maruz kalanlarda altmış yıl sonra bile büyümeyle ilgili IGF2 geninde daha az metilasyon buldu. Metilasyon, DNA’ya eklenen ve dizideki kodu değiştirmeden bir genin etkinliğini artırıp azaltabilen kimyasal bir işarettir. 2024’teki bir çalışma da kıtlığı, bazı ölçütlerde (ama hepsinde değil) daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkilendirdi.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Dutch Hunger Winter Families Study, ongoing since the 1990s

İlgili kaynak: Dutch famine of 1944–1945
Sıradaki kartKoşucu sarhoşluğu, uzun süre egzersiz yapan bazı insanların yaşadığı dingin ve coşkulu hâldir; bu his uzun zaman başlıca endorfinlere bağlandı. Fare deneyleri ve insanlarla yapılan çalışmalar ise vücudun ürettiği ve esrarla aynı reseptörlere etki eden endokannabinoid adlı sinyal moleküllerinin, egzersizden sonra kaygının ve ağrının azalmasında önemli rol oynadığını gösteriyor.Devam et →