1943’te Illinois’daki Peoria kentinde, ABD Tarım Bakanlığı’na bağlı bir laboratuvarın bilim insanları küflenmiş bir kavunda bir Penicillium küfü buldu. Bu küf, antibiyotik penisilini o güne kadar kullanılan küflerden çok daha bol üretiyordu.

USDA Northern Regional Research Laboratory

SağlıkTarihBilim

Kartın devamı

İkinci Dünya Savaşı’nda Müttefikler, mikrop kapmış yaraları tedavi etmek için çok büyük miktarda penisiline ihtiyaç duyuyordu; oysa Alexander Fleming’in bulduğu küf çok az penisilin üretiyordu. Peoria’daki Kuzey Bölgesel Araştırma Laboratuvarı’nda bilim insanları, küfü mısır işlenirken ortaya çıkan bir yan ürünle beslenen büyük tanklarda üreterek verimi zaten artırmıştı; bir yandan da dünyanın dört bir yanından gönderilen küfleri deniyorlardı. En iyisi, Peoria’da bir pazardan alınan bir kavundan çıktı; kavunu bulan kişinin genellikle laboratuvar asistanı Mary Hunt olduğu söylenir. Bu küf X ışınları ve morötesi ışıkla işlenince ondan türeyen küfler çok daha fazla penisilin üretti. Haziran 1944’teki Normandiya çıkarmasına gelindiğinde ABD milyonlarca doz sağlayabiliyordu. Bugün üretilen penisilinin çoğu hâlâ o kavundaki küfün soyundan gelen küflerden elde ediliyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: USDA Northern Regional Research Laboratory

Sıradaki kart1890 dolaylarında Baltimore’daki Johns Hopkins Hastanesi’nde, ameliyathane hemşiresi Caroline Hampton’ın elleri cıva klorürlü antiseptik yüzünden ağır biçimde tahriş oldu. Cerrah William Halsted, Goodyear lastik şirketinden onun için ince eldivenler yapmasını istedi; kısa süre sonra asistanları da bu eldivenleri taktı.Devam et →