Filozof Frank Jackson, Mary adında bir bilim insanı hayal etti: Mary bütün hayatını siyah-beyaz bir odada geçirmiş, renkli görme hakkındaki her fiziksel bilgiyi öğrenmiştir. Kırmızıyı ilk kez gördüğünde yeni bir şey öğrenir mi? Jackson 1982’de “evet” dedi: Ona göre fiziksel bilgiler zihni tek başına açıklayamazdı.

Frank Jackson, “Epiphenomenal Qualia” (1982)

FelsefeZihin

Kartın devamı

Avustralyalı filozof Frank Jackson bu örneği 1982’de yayımladığı “Epiphenomenal Qualia” adlı makalede ortaya koydu. Felsefede “qualia”, bir deneyimin içeriden nasıl yaşandığını, örneğin kırmızının kırmızılığını anlatan terimdir. Jackson’ın hedefi fizikalizmdi, yani zihin dâhil var olan her şeyin sonuçta fiziksel olduğunu savunan görüş. Ona göre Mary kırmızıyı gördüğünde yeni bir şey öğreniyorsa, eksiksiz fiziksel bilgisi bir şeyi dışarıda bırakmış demekti. Jackson sonradan fikrini değiştirip fizikalizmi benimsedi: Mary’nin yeni bir olgu değil, zaten bildiği bir olguyu kavramanın yeni bir yolunu edindiğini savundu. Filozoflar bu konuda hâlâ anlaşamıyor; Mary örneği zihin felsefesinin en çok tartışılan düşünce deneylerinden biri olmayı sürdürüyor.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Frank Jackson, “Epiphenomenal Qualia” (1982)

İlgili kaynak: Bilgi argümanı
Sıradaki kartİngiliz filozof John Locke, İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme’nin 1694’teki ikinci baskısında şöyle bir durum düşünür: Bir prensin, geçmiş hayatını hatırlayan bilinci bir kunduracının bedenine geçer. Locke’a göre ortaya çıkan kişi yine prenstir; ama kendi terimleriyle aynı “insan” değildir.Devam et →