Konuşurken kendi sesin iç kulağına hem havadan hem de kafatasındaki kemik ve dokuların ilettiği titreşimlerle ulaşır. Kayıt ise büyük ölçüde yalnızca havadan iletilen sesi verir; bu yüzden sesin alıştığından daha ince ya da tiz gelebilir.
Reinfeldt et al., Journal of the Acoustical Society of America (2010)
Kartın devamı
Bunun nedeni kemik iletimidir: Konuşurken kafatasın titrer ve bu titreşimler sesi doğrudan iç kulağa taşır. Bu yol pes sesleri daha iyi iletir; bu yüzden kendi sesin sana, başkalarının duyduğundan daha dolgun ve daha kalın gelir. Sabine Reinfeldt’in yönettiği İsveçli bir ekibin 2010’da Journal of the Acoustical Society of America’da yayımladığı çalışma, insanlar farklı sesler çıkarırken bu iki yolun her birinin ne kadar katkı yaptığını ölçtü. Aynı ilke kemik iletimli işitme cihazlarında ve kulaklıklarda da kullanılır: Bunlar sesi kulak kanalından değil, kafatası üzerinden iletir.
Kaynaklar ve ilgili okumalar
Kaynak: Reinfeldt et al., Journal of the Acoustical Society of America (2010)
İlgili kaynak: Bone conduction