The story behind the card
Blue was prized in ancient Egypt, but natural blue stones such as lapis lazuli and turquoise were rare, so craftsmen learned to make their own. The earliest known example may be a bowl from about 3250 BC found at Hierakonpolis. The pigment coloured tombs, statues and wall paintings, spread around the Mediterranean and became the standard blue of the Romans, who called it caeruleum; the Roman architect Vitruvius recorded a recipe in the 1st century BC. After Roman times the method was forgotten, and chemists such as Humphry Davy only began studying it again in 1815. Egyptian blue has an unusual property: under ordinary light it gives off infrared light, invisible to the eye. With infrared cameras, archaeologists can now find traces of it on statues that look unpainted.
Türkçe oku
Mısır mavisi, bilinen en eski yapay boya maddesidir: Topraktan çıkarılmaz, bir tarife göre üretilir. Mısırlı ustalar onu en az 4.500 yıl önce kum, kireç, bakır ve natron denen doğal sodayı birlikte yaklaşık 800–1.000 °C'de ısıtarak elde ediyordu.
Mavi, eski Mısır'da çok değerliydi; ancak lapis lazuli ve firuze gibi doğal mavi taşlar azdı. Bu yüzden ustalar kendi mavilerini üretmeyi öğrendi. Bilinen en eski örnek, Hierakonpolis'te bulunan ve MÖ 3250 dolaylarına tarihlenen bir kâse olabilir. Pigment mezarlarda, heykellerde ve duvar resimlerinde kullanıldı, Akdeniz çevresine yayıldı ve Romalıların başlıca mavisi oldu. Romalılar ona caeruleum derdi; mimar Vitruvius MÖ 1. yüzyılda tarifini yazmıştı. Roma döneminden sonra yapım yöntemi unutuldu; 1815'te kimyacı Humphry Davy onu yeniden incelemeye başladı. Mısır mavisinin ilginç bir özelliği vardır: Sıradan ışık altında, gözle görülmeyen kızılötesi ışık yayar. Arkeologlar bugün kızılötesi kameralarla, boyasız görünen heykellerde bile bu pigmentin izlerini bulabiliyor.

