The story behind the card
Animals and plants constantly shed skin cells, scales, mucus, pollen and waste. Researchers filter a water sample or collect soil, extract the DNA and test it, either for one target species or for short, telltale DNA sequences that identify many species at once. The method finds rare, shy or invasive species with little disturbance. In June 2018 a team led by the geneticist Neil Gemmell sampled the water of Loch Ness in Scotland; they found no reptile DNA at all, but a great deal of eel DNA. A positive result is not a headcount, though: DNA drifts with currents, breaks down over time and can contaminate samples, so results still need careful interpretation by ecologists.
Türkçe oku
Çevresel DNA, canlıların suya, toprağa ve havaya bıraktığı genetik izlerdir. Bilim insanları bu izleri toplayıp inceleyerek bir yerde hangi türlerin yaşadığını, hiçbirini görmeden ya da yakalamadan öğrenebilir.
Hayvanlar ve bitkiler durmadan deri hücreleri, pul, mukus, polen ve dışkı bırakır. Araştırmacılar bir su örneğini süzer ya da toprak toplar, içindeki DNA'yı ayırır ve ya tek bir türü arar ya da birçok türü aynı anda tanıtan kısa DNA dizilerine bakar. Yöntem nadir, ürkek ya da istilacı türleri onları rahatsız etmeden bulmayı sağlar. Haziran 2018'de genetikçi Neil Gemmell'in yönettiği bir ekip İskoçya'daki Loch Ness Gölü'nden su örnekleri aldı; hiç sürüngen DNA'sına rastlamadı, ama bol miktarda yılan balığı DNA'sı buldu. Yine de olumlu bir sonuç hayvanların sayısını vermez: DNA akıntıyla taşınır, zamanla bozulur ve örneklere bulaşabilir. Bu yüzden sonuçları ekologların dikkatle yorumlaması gerekir.