Dünya’nın manyetik alanı, Güneş’ten gelen yüklü parçacık akınının, yani güneş rüzgârının çoğunu saptırır; ama bir kısmını kutup bölgelerine yönlendirir. Bu parçacıklar atmosferin seyrek üst katmanlarına çarptığında hava ışıldar ve kutup ışıkları oluşur.

Ikigai Daily

BilimSanat

Kartın devamı

Çoğu elektron ve protondan oluşan bu parçacıklar, manyetik kutupların çevresinde halka biçimli iki kuşağa yönelir; bunlara aurora ovali denir. Parçacıklar üst atmosferdeki oksijen ve azota çoğunlukla 100 km kadar yükseklikte çarpar; atomlar ve moleküller aldıkları enerjiyi ışık olarak geri verir. En sık görülen yeşil ışık oksijenden gelir; oksijen daha yükseklerde, daha seyrek görülen kırmızıyı da üretir. Azot ise alt kısımlara mavi ve mor tonlar katar. “Aurora borealis” adını 1619’da Galileo kullandı: Aurora, Romalıların şafak tanrıçası, Boreas da eski Yunanlıların kuzey rüzgârı tanrısıdır. Güney yarımküredeki kardeşine “aurora australis” denir. Güçlü güneş fırtınalarında bu kuşaklar genişler ve kutup ışıkları kutuplardan çok uzakta da görülür. Mayıs 2024’te, 20 yılı aşkın sürenin en güçlü jeomanyetik fırtınasında kutup ışıkları İspanya’dan, Türkiye’den ve Kıbrıs’tan, hatta Kanarya Adaları’ndan görüldü.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Ikigai Daily

İlgili kaynak: Kutup ışıkları
Sıradaki kartDünya yaklaşık 23,4° eğik bir eksen çevresinde döner; mevsimleri bu eğiklik yaratır. Eğiklik yaklaşık 41.000 yıllık bir döngüde yalnızca 22° ile 24,5° arasında gidip gelir. Bu dengeyi Ay’ın çekimine borçlu olduğumuz düşünülür; büyük bir uydumuz olmasaydı eğiklik çok daha fazla değişir, iklim de çok daha sert dalgalanırdı.Devam et →