İngiliz mühendis Eric Johnson, 1965’te parmak dokunuşunu algılayan bir ekranı tarif etti. Malvern’deki Kraliyet Radar Kurumu’nda çalışan Johnson, ekranı hava trafik kontrolü için düşünmüştü. Aynı temel ilkeyle, yani kapasitif olarak çalışan ekranlar cep telefonlarına ancak 40 yılı aşkın bir süre sonra, 2007’de geldi.

Electronics Letters, 1965

TeknolojiTarih

Kartın devamı

Johnson fikrini 1965’te Electronics Letters dergisinde kısa bir makaleyle, 1967’de de fotoğraf ve çizimlerle daha ayrıntılı olarak anlattı. Ekranının önünde ince teller vardı. Parmak bu tellere değince tellerin kapasitansı, yani elektrik yükü depolayabilme özelliği değişiyor, devre de dokunulan yeri bu değişimden buluyordu. Bugünkü telefonlar aynı ilkeyi camın altındaki saydam, iletken bir katmanla uygular; kalın bir eldivenle ekranın çoğu zaman tepki vermemesinin nedeni budur. 1970’lerin başında Frank Beck ile Bent Stumpe, CERN’deki bir kontrol odası için saydam bir dokunmatik ekran yaptı. 1970’lerin sonunda Amerikan şirketi Elographics, üst üste duran iki katmanın birbirine bastırılmasını algılayan dirençli ekranları geliştirdi; bu ekranlar herhangi bir nesneyle kullanılabilir. 1994’te satışa çıkan IBM Simon, genellikle ilk dokunmatik ekranlı telefon kabul edilir. Kapasitif ekranlı ilk telefon ise ilk iPhone’dan kısa süre önce, Mayıs 2007’de çıkan LG Prada’ydı.

Kaynaklar ve ilgili okumalar

Kaynak: Teknoloji tarihi

İlgili kaynak: Dokunmatik ekran
Sıradaki kartGeleneğe göre yeni bir programlama dilinde yazılan ilk program, ekrana yalnızca “Hello, world” (Merhaba dünya) yazdırır. Bu alışkanlık, Bell Labs’ten Brian Kernighan’ın 1972 ve 1974’te yazdığı öğretici metinlerden ve Dennis Ritchie ile birlikte yazdığı 1978 tarihli The C Programming Language kitabından gelir.Devam et →